İnce Boşluk
yine çalmaya başladı lanet olası davullar
tokmağın benimle derdi ne bilmiyorum
sitem dolu bir sesin vurduğu yara mı bu
oysa ‘sevgi sitemden doğar’ der şarkılar
çoğu uçurumdur kalabalıklar yalnızlığa
en iyi uçurtmalar bilir bunu gökyüzünde
silinmiş mektup yaprakları, solmuş zarflar
çaldığı kapının kimliğini sormaz postacılar
keşke, çabuk ulaşılır olmasaydı insanlar
böylece derin anlamını yitirmezdi özlem
güç de olsa ezberlenmeli aşkın parolası
kim bilir belki… açık kalmalı gönül kapısı
kuş misali nasıl da hızlı çarpıyor yaşlı yürek
hangi acısını çekti ucuz sevmenin bilinmez
gözlerinde korku, bakışlarında ince boşluk
ihanet sebebi haline geldiyse aşkta ucuzluk
gitmeli… ve kendi sesinde boğmalı bu kenti
Atila Er