hayatın çocukları

Hangimiz hamile kalmadı ki bu hayattan
Kimi kürtajla aldırdı kimimiz doğurdu
Aldıran başka pişman doğuran başka
Yordu bizi hayat acılarıyla

Hangimiz sevmedik ki onu bir zaman
O bizi aldatıp durdu
Bize ne vaatler söyledi yalancı kendisi
Saatler hep on ikiyi vurdu

Hayata karşı elimizde ne koz var ne as
Ne de yüz bulsa astarı kesen makas
Hilesiz yenecekse biri onu, o benim
Aşka en güzel ben kaybettim

Hayat bu doymuyor yeni bir gebeliğe
İlla o doğum acılarını tattıracak
Kimine piç diyecekler kimine meşru
Durduk yerde de kapı dışarı atacak

Hayatla anlaşırım anlaşmasına ya
Kendimle ilgili olsun karışmasa
Sevmese daha iyi bu kargaşada
Yeter alın yazıma saygı duysa

Similar Posts

  • bu müthiş sanat insanını mutlaka tanımalısınız

    Musa Göçmen Senfoni Orkestrası ve Konser Salonu ile Nous’n Soul’un kurucu ortağı ve şefi.Bu iş için yaratılmış, yüce önderimiz Atatürk’ün sanata ve sanatçıya bakışını, tavrı ve yaptıklarıyla tam olarak yansıtan bir sanatçı ve adeta sanat misyoneri .Senfonik eserler besteleyen, sahneye koyan, kompozitör olarak tematik konserler düzenleyen, yurtdışında ülkemizi ve müziğimizi en iyi şekilde temsil eden,…

  • Küskün Budala

    Sarhoş kalkar artık günler,miskin, ölgün, sağrıAkşamın eteklerine dolanmaya başlarkeşkelerin yansımalarıBulutlardan yapılma günlerden geçergecenin pençeli uçucuları… Öyle ki,Ay ışığında vaftizlenir küskün çınlak sırça anılar Şöyle ki,Krater olur sevgi sönüşünde kararsız sözlerin Bil ki ,Budala hep sevdiği yüzü düşlermiş Sen ki ,Hep güzel kal, ebedi aşkın yüzü. Bülent Bulut

  • düşürmüştü

    patlamalar ve tüfek sesleri arasında terk etti kentiarkasında kaldı acılar demeyi arzulardıoysa geride kalan yalnızca anılardıanılar arasında çocukluğuanılar arasında doğduğu evbirlikte oynadığı cıvıltılı seslerannenin yemeğe gel çağrısıbir de müzik öğretmeninin büyük bir istekle öğrettiği ezgi acılar mıgeride kalmamıştıdaha çok yaşanacaktı sığındığı her kapı buz tuttukça patlamalar ve makineli tarakaları delmiştianıları annesinin sesini ve sınıfında aklına…

  • Gitmeliyim Artık

    “geceyi kim yaktı böyle sustuğum yerde”diyen kardeşimfotoğraftaki yüzümün mevsimlerindekonakla hele bir yolayaza esir düşmüşağlamaklı çizgiler mi göreceksinilkyaz çoğaltımında gülüşler mi gözlerimde sürgün izleri taşıyorumarkadaş seslerini deriyorum gökyüzündenbir çocuk arsızlığıyla paylaşarak yalnızlığımıgitmek istiyorumgünlerin bilinmeyen suretinden yol alıpaykırı aşkların yaşanmadığı yerlere puslu bir akşamdı dün sarhoşu dinledim“böyle değildim eskidenyitirdim erdemimi sonra kadınımıbilmediğim sorular çoğaldı bilmediğim dillerdekendimi kaçtım…

  • Fırtınadaki Gemi

    kadınlar vardır kiummanlarda en büyük fırtınadırlarkadınlar vardır kiaşkın esrik gemisinibir bakışta batırırlar ben ki fırtınadaki gemiydimsen ki dalgaları minare boyunda fırtınaöyle bir estinöyle bir estin kigömüldüm aşkın ummanına kadınlar vardır kibir bakışta dağları yerinden oynatırbir bakışta kanımıza girerlerela vurgunlarda gözlerinin fermanıbedenimizden kanlı lokmalar gibi giderler alıp başını gittinmezarım oldu ayaklarının izigözlerinin elasıyla biçildi kefenimalıp başını…

  • YANSIMANIN GERÇEĞİ (VEYSEL ÇOLAK) VE ŞİİRDEN YANSIMASI GEREKENLER

    Şair –Yazar Veysel ÇOLAK “Yazmak konuşmaktır”, (S.5) diye başlıyor kitabına. Zaten yazar, önce kendine konuşur sonra bunları yazar. Çünkü yazarın amacı düşüncesini belirgin hatta görünür hale getirmektir, bu da yazan bir okurda, aynı metnin üzerine kendi anlamıyla yeniden yazılmasına yol açar. Yani metin yeniden kurulmuş olur. Buna aynı sayfada çok güzel bir örnek veriyor Veysel…

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir