Suların Tövbe İzleri

              1. Antakya’nın çok dilli bir sokağında
                  Küflü bir odada çaprazlanan sevda  
                  Neyi anlatır ki
                                             Lût Çölü’nden kaçırılmış bir gök 
                                             İsa’nın göğüne karışınca   
                  Şimdi mumlarla anılan vaftizli dua
                  Kulesinde büyür daha da
    
                  Sulardaki ince sızı kalsın bana      
    
               2. Yıllardır tanrısına ayırdığı sularını 
                    Sularıyla evlendiren seveç Akdeniz
                    Yüreğindeki yakarıyı                              
                                             güneşe adadığını
                                             Âraf sorgucularından sakladı
                 Bu yüzden denizin doğurganlığı
                 Anlaşılamadı çöl kumlarınca 
    
                 Sulardaki ıslak ağıt kalsın bana
             3. St. Simon dar kulesinde yıllarca çile doldururken
                 Asi Irmağı’ndan su taşıyan çömezleri bilir mi 
                 Bakraçlarında atalarımın anıları   
                                             şimdi hangi bedenlerde sevdaları    
                                             hangi bedenlerde duaları  
                 Orda güneyde şakayık ağızlı bir zaman     
                 Taşır tohumlarımı topraktan toprağa         
                 Sulardaki sonsuz akı kalsın bana  

    Similar Posts

    • Aklıma Düşüşün

      Aklıma düşüşün hoş etti beniElinden bir kahve içmiş gibiyimGözlerin gönlüme döşetti anıSenli bir zamana geçmiş gibiyim Toplarken maviyi yeşile atıpBiraz da buluta kızıllık katıpYağmuru rüzgârı dalda oynatıpSenli bir sabahı seçmiş gibiyim Köprünün altında şarabi sularDüşümde saçların avucumdalarDere sularından ser hoş nidalarSenli bir akşamı aşmış gibiyim Gölgen cama vurmuş ayın aksindeYıldızlar odana girip baksın daKadehten dudağa…

    • sen gidiyorsun

      sen gidiyorsunayrılığın dinmeyen sancısıyımkirpiklerim damıtıyor vedasız gidişinin acısını sen gidiyorsunben seninle gelmek istiyorumdaha ilk dönemeçte seni kaybediyorumgülendam hayalin karşılıyor beniruhum ayrılıyor bedenimden sen gidiyorsunher gece hummaların döşeğinde tenimbedenim ve ruhumyan yana gelmenin imkânsızlığı sen gidiyorsunben şairlere sığınıyorumşairler ki aşkların son umudu denizlerin yanışıylaateşlerin ıslanışıylasen gidiyorsun ben kaldığım tufanınkıyılarına çarpıyorum sen gidiyorsungöçmen kuşların yola koyulmuşluğuylagöç mevsimi…

    • bu müthiş sanat insanını mutlaka tanımalısınız

      Musa Göçmen Senfoni Orkestrası ve Konser Salonu ile Nous’n Soul’un kurucu ortağı ve şefi.Bu iş için yaratılmış, yüce önderimiz Atatürk’ün sanata ve sanatçıya bakışını, tavrı ve yaptıklarıyla tam olarak yansıtan bir sanatçı ve adeta sanat misyoneri .Senfonik eserler besteleyen, sahneye koyan, kompozitör olarak tematik konserler düzenleyen, yurtdışında ülkemizi ve müziğimizi en iyi şekilde temsil eden,…

    • sazı kırık türkülerin

      Pencereme güneş oturmuşGünün sıcak yüzüne gülümsüyor,Gün görmemiş yamaçlarım.Soluksuz kalmış ezgilerim,Hayatın geçilmez sıratında.Türkülerin sazı kırıkEskiyen sargıda sancıyor yaralarım… Dili tutuk bir ses vızıldıyor arka sokaktaKurumuş pınar ıssızlığında mahalleKapı eşiğinde kevgire dönen düşüncelerDehlizlerde ;harabe kentin kaldırım sesleriOluk oluk gurbet akıyor nehirler… Dışarıda silik bir ses vızıldıyorKapımda tıkırdayan ıssızlık.Korku tırmalıyor iç çeken yalnızlığın titreyen sesinde.Yanık türküler vurulmuş göğsündenGecenin…

    • turgut uyar’ın “tomris uyar için bir şiir kurma çalışması” üzerine notlar

      Tomris Uyar, İkinci Yeni şairlerinden dördüne -Ülkü Tamer, Cemal Süreya, Turgut Uyar, Edip Cansever- esin kaynaklığı yapmıştır. Bu demektir ki her birinin kalplerinde ya da akıllarında ona ait özel bir köşe vardı. Tomris Uyar uçarı ve aykırı bir kadındır. Aynı zamanda zeki ve yetenekli. Belki de onlarca neden sıralayabiliriz böylesine sevilmesine, adına onlarca şiir yazılmasına…

    • Merhaba 2

      İkinci sayımızla yeni bir merhaba demenin mutluluğunu yaşıyoruz. Malum ülke koşulları ve bitmeyen bir salgının yarattığı sıkıntılı bir zaman diliminde, üstelik kış mevsiminin olanca ağırlığıyla kendini hissettirdiği şu günlerde bunalmış yaşamlara bir nebze de olsa güzellik katmak için çıkabildik yine. Amacımız hiçbir şeyi unutmak ya da unutturmak değil elbette ama en azından kültür, sanat ve…

    Bir yanıt yazın

    E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir