bu müthiş sanat insanını mutlaka tanımalısınız
Musa Göçmen Senfoni Orkestrası ve Konser Salonu ile Nous’n Soul’un kurucu ortağı ve şefi.
Bu iş için yaratılmış, yüce önderimiz Atatürk’ün sanata ve sanatçıya bakışını, tavrı ve yaptıklarıyla tam olarak yansıtan bir sanatçı ve adeta sanat misyoneri .
Senfonik eserler besteleyen, sahneye koyan, kompozitör olarak tematik konserler düzenleyen, yurtdışında ülkemizi ve müziğimizi en iyi şekilde temsil eden, rengarenk ruhunu müzikle birleştiren bir sanatçı.
Musa Bey müziğe adadığı yıllar boyunca, müzik haznesini, müziğin her türünde başarılı çalışmalarla doldurmuş . Son hamlesi ile de o birikimlerini müzikseverlerin hizmetine sunmuş.
Ben, Musa Göçmen sanat ve yasam merkezini ‘Nar’ a benzettim. “Çarşıdan aldım bir tane eve geldim bin tane’’ misali.
Dışarıdan bakıldığında sadece senfoni orkestrası, konser salonu diye düşünürken, içeri girdiğinizde sanatla bezenmiş büyülü bir dünya sizi bekliyor.
Hersey tüm en ince ayrıntısına kadar düşünülmüş. Mesela pandemi koşullarına uygun, güvenli bir havalandırma için özel sistem kurulmuş.
Girişte sanat sohbetlerinin yapıldığı, leziz tatlıları ile keyifli mi keyifli ve son derece zevkli dekore edilmiş sanat cafe, NOUS’N SOUL;
Üst katta, 350 kişilik özel dekorasyonu ile benden tam puan alan, son derece elegan bir konser salonu;
Resim, müzik atölyeleri ( caz, flamenko, çoksesli ve klasik Türk müziği);
Kayıt stüdyosu. Daha neler neler..
Musa Göçmeni dinledikçe, benim hayal edip, müzik adına keşke olsa dediğim ne varsa; hepsini gerçekleştirmiş olduğunu gördüm. Gıpta, sevinç, gurur, heyecan gibi pek çok duyguyu bir arada yaşadım.
Musa Göçmen, imkansız gibi görünen herseyin istenince gerçekleşebileceğine dair inancımı arttırdı.
Musa Göçmen sanat ve yaşam merkezi için emeği geçen herkesi alkışlıyorum.
Sohbetimizin ikinci yarısında Musa Göçmen’i ve projelerini konuştuk.
-Müziğe çocuk yaşta başlayanlardan mısınız? Eğitiminizden ve biraz o yıllardan bahsedelim mi?
Öğretmen bir ailenin çocuğuyum. Evde kendi kendime şarkı söylerdim. Ancak konservatuar eğitimi oldukça masraflı olduğundan, babamın bir Albay arkadaşı, beni Askeri Mızıka Okulu’na yönlendirdi.14 yaşında ilk bestemi yaptım. Askeri okul yıllarımda müzik besteciliği ve şeflik yaptım.
Daha sonra Başkent Üniversitesi Müzik ve Sahne Sanatları Fakültesi’nin, İngiltere Kraliyet Akademisi işbirliği ile gerçekleştirdiği, kompozisyon sertifika programında ve yurtdışında eğitimler aldım.
-Profesyonel hayata geçtiğinizde gerçekleştirdiğiniz projeler neler?
Coğrafyamızın farklı müziklerini batı müziği teknikleriyle icra ederek, yurt içi ve yurtdışında pek çok konserler düzenledim. Yurtdışında önemli festivallerde ülkemizi temsil ettik.
Mevlana’nın 800.yılı için yazdığım ‘’Senfonik Sema’’yı izleyici ile buluşturduk.
Avrupa’nın en önemli rock festivallerinden ‘’Master’s of Rock’’ festivalinin açılışını yaptık.
‘’Göçmen Senfonik’’ projesi kapsamında Avrupa ve Asya’da konserler verdik.
2018 yılında ‘’Sultan Composers’’ adlı projemiz ile padişah bestecilerimizin eserlerini günümüz orkestraları için yeniden işleyerek, Dünya turnesi kapsamında 17 ülkede sahneledik. Bu konserler müzik çevrelerinin ve seyircinin büyük ilgisi ile karşılandı.
Bu arada Musa Göçmen olarak pek çok film, reklam, belgesel, tiyatro müziği besteledim.
-Gelelim bugüne..Musa Göçmen Senfoni Orkestrası yasam ve sanat merkezinde ne tür etkinlikler var? Yeni projeleriniz var mı?
Çocuk korosu, Gençlik korosu, Sanat Müziği Korosu bir de Koro Atölyesi olacak. Koroların duyuruları 15 Ekim’de yapılacak ve Kasım ayında çalışmalar başlayacak.
Koro atölyesinde, bir projeye yönelik her korodan katılımcılarla çalışmalar yapılacak.
Bu kapsamdaki ilk projemiz Aralık sonu sahnelenecek olan ‘’YENİ YIL KONSERİ’’.
Çocuklar için yaptığımız ve 148 kez sahnelenen ‘’ÇOKSESLİ GÖSTERİ’’ 15 günde bir sahnelenmeye devam edecek.
Bu gösteri interaktif olarak sahnelenen bir komedi şov. Gösteriyi izlemeye gelen çocuklar 60 dk içinde müzikle ilgili temel bilgileri eğlenerek öğreniyorlar. Bizimle birlikte şarkılar söylüyorlar.
Çocuklara yapılan yatırımı çok önemsiyoruz. Ağaç yaşken eğilir’in ötesinde birsey bu. Çocuklara verilen emek, size 10 sene sonra öyle geri dönüyor ki; Çığ gibi oluyor, inanamazsınız.
Çok sesli gösteriyi 10 yaşında iken izleyen bir çocuk, şu an 20 yaşında hayata katılıyor. Biz yolumuza bu çocuklarla devam ediyoruz. Kimi orkestramızda yer alıyor ,kimi bir projemizde şarkı söylüyor ya da edindikleri kültür ve sevgi ile bizi izlemeye geliyorlar.
‘’FUNNIEST MAESTRO’’ bir diğer projemiz. Bu gösterimiz de interaktif senfonik bir stand up ve müziğin eğlenceli yönünü bir orkestra şefinin gözünden anlatıyoruz.
‘’SENFONİK ROCK ‘’ hem canlı konserler hem de her Cuma aksamı 23.30 ‘da TRT Müzik’te devam ediyor.
-Çocukları ve gençleri çok önemsiyorsunuz ve onlara müziği sevdirmeye yönelik gösterileriniz ve projeleriniz var. Onlara yönelik başka yapmak istedikleriniz neler olabilir?
Köy okullarına yönelik köy orkestrası diye bir projemiz var. Gidilemeyen yerlere gitmeyi ve onlara müzik sevgisi aşılamayı hedefliyoruz.
Daha önemlisi bilet satışlarından ayırdığımız bir fonumuz var. Halihazırda eğitim imkanı olmayan iki öğrenciye yurtdışında eğitim almaları için burs veriyoruz. Burslu öğrenci sayımızı arttırmayı, 50 öğrenci veya daha fazlasına burs verebilmeyi hedefliyoruz.
Çünkü biliyoruz ki, birisi imkan sağlayarak hayatınıza dokunduğunda herşey mucizevi bir şekilde değişebiliyor.
-Konser salonunuzu yalnızca kendi konserleriniz ve gösterileriniz için mi kullanıyorsunuz? Yoksa başka sanatçılar veya gruplar da yararlanabiliyor mu?
Bizler müziğe başladığımız yıllarda imkanlar çok sınırlıydı ve müzik yapacak yer bulmakta bile zorlanırdık. Kapılar yüzümüze kapanırdı. Biz istedik ki bizim yaşadığımız zorlukları şimdiki gençler yaşamasın ve tüm enerjilerini sanatlarını geliştirmek için harcasınlar.
Bu yüzden Musa Göçmen orkestrası konser salonu, başka sanatçı ve gruplara da açık .
Örneğin Allegra diye tamamı bayanlardan oluşan Dünya müzikleri yapan bir grubun 9 Ekim’de konser salonumuzda bir gösterisi gerçekleştirildi.
Bunun gibi pek çok farklı sanatçı ve grubun etkinliği önümüzdeki günlerde merkezimizde yer bulacak.
Musa Göçmen ile şimdilik bu kadar.
Son söz olarak şunu söylemek isterim ki, Musa Göçmen ve Senfoni Orkestrası, sanata dair yaptıkları ve yapacakları ile müziğimiz için olduğu kadar ülkemiz için de gerçekten gurur kaynağı.
Çayyolu’nda, semtimizde olması da bizim için ayrıca büyük bir şans.
SANAT İÇİN TÜM KAPILARIN HER DAİM AÇIK OLMASI DİLEĞİYLE, MUSA GÖÇMEN VE EKİBİNE TEŞEKKÜR EDİYORUM.
- sayıdan