Gökyüzü Açık Kalsın

Gökyüzü Açık Kalsın (Öteki Yayınevi, 2020) Selami Şimşek’in üçüncü şiir kitabıdır (1). İlk şiir kitabı (2) Son Gözyaşı (Etki Yayınları, 2012) önemli eleştirmenlerden Veysel Çolak’tan geçer not alır. Çolak şair hakkında: “Doğduğu toprak genetiğine sızmış bir şiir damarı var. Yazdığı her dizede yaşamın esinleyen rüzgarı hemen algılanabiliyor. Yapaylığa düşmüyor hiç. Dilin doğal gücüne güveniyor. Sözü önemsediği için sesi de şiirde anlama eklemeyi başarıyor. Halk şiirinin olanaklarından sonuna kadar yararlanıyor.” der (3).
İkinci kitabı (4) Atlara Sürme Çekin (Noktürn/Venedik Yayınları, 2016)
ise daha büyük yankı yapar. Öyle ki Mehmet Yaşar Bilen kitap hakkında şunları söyler: “Bu kitapta şair alışılmışın tersine konu zenginliği içeren şiirlerini toplamış. Şiir dili zengin bir gözlem, duyarlılık ve bilgiden ustaca oluşturuluyor. Halk kültüründen uzay kültürüne kadar uzanan geniş coğrafyalı zengin bir sözcük dağarcığına sahip. Şiirine lirizmi veren coşku ve duygu yoğunluğu, anlatımcı söyleme yaklaştırsa da çağrışımlı söylemin hemen devreye girmesi bu tuzaktan korur şairi.” (5). Aynı kitap hakkında Yusuf Alper şu yorumlarda bulunur: “Kitap çok ilginç imlerle dolu. Bu olgun söyleyişe, bir şairin ikinci kitabında ulaşması dikkat çekici. Şiirinde teknik incelik, fazlasız, ekonomik dil hemen kendini gösteriyor. Şair kitabını -daha çok genç şairlerde gördüğümüz bir tavır- babasına ithaf etmiş.” (6)
Oğuz Tümbaş Atlara Sürme Çekin için şunları yazar: “Okuduğum dizeler özgüvenli bir şairin emek sesleriydi. Şair gereksiz sözün yük olduğunun ayrımındadır. ‘Son Bakış’ isimli şiirin öyküsüne, bir sohbette şahit olmuştum. Selami Şimşek, Mehmet Yaşar Bilen’in dört yaşında kaybettiği annesini anlatır şiirinde. Duygudaşlığı da babasını beş yaşında kaybetmiş olmaktan olsa gerek… Aşık Veysel toprağından Sivas Şarkışla’dan Selami Şimşek…” (7)
Burada şairin üçüncü ve son kitabına (1) baktığımızda şair, sıcak bir ön sözle karşılar bizi: “Yönümüz şiir, yolumuz ışık olsun!”
İlk şiiri ‘Otobiyografi’de okşanmayan saçlardan bulut kovalamaya, tipide ölmekten ovanın sarı sıcağına, oradan da omuzlarda Vietnam’a savruluveririz… Kitaba adını veren şiiri ise ikinci şiiridir kitabının:
Paramparça camgöbeği yıllar…
Kavrulmuş acılara sar beni.
İkinci Yeni’ye göz kırpar şair ‘Mor Yangınlar’dan geçip kökünü arayan ‘atom yürekli yıldızlar’a gül bağlarken… En güzel şiirlerinden ‘Anıt Zaman’da çocukluğunu sevimli dizelerle anlatır bize:
O gülhatmilerde kelebek peşinde…
İncitmeden
Sarılıp yattım kendime bu gece
Maden emekçilerini yazdığı ‘Yoksulluk Tanrısı’ ise göçükte yitirilenlere bir ağıttır âdeta;
Hayalden öte gün ışığından uzak
Unuturuz maviliğini gökyüzünün
Kömür kokar nefesimiz bizim
Kıvılcımın ucunda ölüm
Ondan geç gömülür ölümüz bizim

Siyanürün yaptığı doğa katliamına ‘Gece Mavisi’ şiiriyle sitem eder:

   Alın sizin olsun altın kemer, tek taş
   Sözüm var benim
   Gece mavisine bu akşam

Şairin kedileri çok sevdiğini şu dizelerden anlarız:

   Bir dokunsan rahatlarsın
   Alır üstünden yükünü

Selami Şimşek zengin sözcük coğrafyasıyla şaşırtır, irkiltir, duygulandırır ve düşündürür. Yerel sözcükler (çıngı, yeğnik), modern sözcükler (sörf, vizon) ve fizik terimleri (foton, atom, helyum) anlatımı zenginleştirir. Ve işte şu kısa şiiri belki de şairi en iyi yansıtandır:

    GÖKYÜZÜNDE KEMAN

    Gülüşü sızıyor dudaklarından
    Açılışı goncanın
    Zindana düşen ışık,
    Umut veriyor insana

    Sihirli mavisi değil denizlerin
    Ne de reçineli suların ışıltısı…
    Saklı kalmış vadiler yamacı
    Birbiri içinden akıyor ırmaklar,
    Duygular birbiri içinden

    Yaz gecesi gökyüzünde keman
    Söz söze sarmal dizilmiş
    Yorgunluğumu asıp bir dala,
    Uzanıp yıldız topluyorum,
    Saydamlaşıyor zaman      

Bütün bunların yanında “Kendimi şair saymam, şiirin görkemine iz süren biriyim dersem daha doğru olur.” diyecek kadar mütevazıdır (8). Üçüncü kitabında artık daha yetkin, oturaklı ve kendinden emin bir şair vardır karşımızda. Folklora, doğaya ve yaşamın kendisine yaslanan şairler arasında, bugün seçkin bir yer edinmiştir.

KAYNAKLAR

1-Şimşek S. Gökyüzü Açık Kalsın.Öteki Yayınevi.İstanbul.2020
2-Şimşek S. Son Gözyaşı.Etki Yayınevi.İzmir 2012.
3-Çolak V. Çığlık olan Şiirler ve insanlık için “Son Gözyaşı”, Aydınlık Kitap 27.Eylül 2012:6
4-Şimşek S. Atlara Sürme Çekin.Noktürn/Venedik Yayınları,İstanbul 2016
5-Bilen MY. Selami Şimşek’in şiiri üzerine söyleşili notlar. Sarmal Çevrim 20184):25-27
6-Alper Y. Selami Şimşek’den Atlara Sürme Çekin.”Vurgun Yemeden Çıkmalıydım”, Cumhuriyet Kitap Eki 10.Ağustos 2016:11
7-Tümbaş O. Atlara Sürme Çekin. 9 Eylül Gazetesi (Kültür Sayfası) 31.Ağustos 2016:2
8-Şimşek S. Şairin 24 Saati. Kurşun Kalem 2020:12(58):53-55.

Similar Posts

  • “suyunda reyhan kokusu”

    VECİHİ TİMUROĞLU (29 Ekim 1927- 23 Ekim 2014) Kitapta yer alan mektuplardan Vecihi Timuroğlu’nun Aysel Çakır’a yazdığı 4. Mektup’tan özetle:“El yanındaki dostum, merhaba! Sesin alır gelir her gün doğumu saba! Bir gül vurur cama, koşar bakarım, bir kuş almadan uçar haberim. Haber salsam n’ola? İki gecedir uyuyamıyordum, aradaki dağları deprem ala!”(3) Mektubunda sevgisini, özlemini, ayrılığın…

  • yüreğim

    Bak yine güz geldi yüreğimDüşen sarı yaprakta hüzünŞimdi mevsim senin taht seninAşk acıyla sohbetmiş yüreğim Her sevdaya gelmezmiş baharAnla artık anla yüreğimSende kor bende hala harKısmetimiz hazanmış yüreğim Her yüreğin bir güzü varmışKuru dallar şahittir yüreğimAşk dedikleri bir masalmışGiden hep kıyarmış yüreğim Pervasızdır hüznün günleriSende elem var bende kederSolsa da aşkın güz gülleriAh edince geçermiş…

  • Kokteyl

    hangi kişiliğimle karşındayım hangi sözkırmızı gökyüzümde iz bırakıyor her adımistediğimi söyleyemem çiçekler susariner perdeleri sonra dalgın yüzününbir maske daha versinler ama yanlışsenin rahatsız olmama zindanındayımparmaklarımı hissetme dantelli gülüşünadımı unuttursun ve son arzum bu durakta bekleyelim emrivakiama siz yine de yapmayın mutlu olmayıne kadar dikkatlisiniz akşamüstü dağlarbeyninizi yormayınlar hoşçakalınlarmuradınıza erin beni kimse okumazbilmez dökülse yaşlar kuyularımadoğru…

  • Tersine Akıyor Kadran

    Arkasına bakmıyor zamanGözünde kanla uyanıyorGelecek/ anı beklemiyorÖrtüyor delicesine yıldızlarıTersine akıyor kadran Dilimde bilmediğim sessizlikİçime akıyor heveslerIslak ve çıplakSokak kadar yakınŞehrin kadar uzak Sinsi hışırtılarVuruyor yaralarımaAklım yaz yağmurlarındaRuhum ağlamaklı/ kaldırımdaki o kıza Ardıma dökülen gölgeVe sırtında birkaç damla ışık Aşk çölünde ruh yaşar mıAç gözleriniÇalınmış hayata gömme nefesiUçuk kaçık hayatın değilsin esiriTut/ gök kuşağınıZamanın katı toprağına…

  • |

    Merhaba 1

    Çayyolu Kültür Sanat ve Edebiyat Dergisi geçtiğimiz yılın temmuz ayında ilk merhaba ile okuyucularıyla buluşmuştu. Geçen süre içinde sekiz sayı çıkarmış ve elimizden geldiğince doğru olanı yapmaya çalışmıştık.Dokuzuncu sayıya hazırlandığımız süreçte dergimizin ismiyle ilgili bir problemle karşılaştık, hiç beklemediğimiz bir problemdi bu; kültür, sanat, edebiyat için bir şeyler üretmeye çalışırken ve bu çabamızdan dolayı bırakın…

  • yaşadığımı hatırla

    “Meselem kadar hürüm” demek, “Meselem kadar varım” demektir aslında. Varolma şanssızlığını tadan her insan, kendine bir mesele edinir. Bu mesele kimi zaman siyasi olur, kimi zaman aşk meşk, kimi zaman da din. Lakin her insan, bu sonsuz boşlukta kendini meşgul edecek bir düşünce, hayatlarını adayabilecekleri bir ülkü peşindedir. Bu işin kolayına da kaçmaktır aynı zamanda….

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir